26 Mart 2008 Çarşamba

NE OLACAK PİYASA

şu anda dünyada yaşanan ekonomik krizi kimileri 1930 kimileri 2001 kimileride bunlarlaalakası olmadığını söylüyor.o zaman krizlerde ne olmuş bakalım.1929 da new york borsasında başlayan aşırı satış,ülkenin borc yükünü artırmış.uluslararası ticarettede mevzilerin kaybolmasınıda sağlamıştır.intihar olaylarının arttığı ekmek kuyruklarının normal karşılandığı bu dönemde büyük işadamları iflas edip sokaklarda kalem satma noktasına getirmiştir.tarımsal ürünlerin fiyatlarının yüzde 50 düşmesiyle ciftci yok olma noktasına geldi.işsizlik oranı yüzde 24 i gecti.1930 da 9000 banka battı.mevduat sahipleri bugunkü parayla 140 milyar dolar kaybetti.borsa bir yılda yüzde 90 değer yitirdi.

2001 KRİZİ VE TÜRKİYE:11 Eylül sonrası resesyon Türkiye'yi de vurdu11 Eylül saldırıları sonrası ABD'nin yeniden bir resesyon sürecine girdiği dönemde Türkiye de en büyük bankacılık krizlerinden birine sürüklendi. Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) istikrar programı çerçevesinde döviz kuru çapaya bağlanınca cari işlemler açığı 9.8 milyar dolara çıkarak tarihi rekorunu kırdı. Toplam dış borç stoğu 114.3 milyar dolara fırlamış olan Türkiye tarihine Kara Çarşamba olarak geçen 22 Kasım 2000'de para krizini, 19 Şubat 2001'de Çankaya Köşkü'nde yaşanan Anayasa kitapçığı tartışması ise asıl büyük ekonomik krizi patlattı.* 2001'in ilk çeyreğinde S&P 500 yüzde 25 değer kaybetti, Nasdaq ise yarı yarıya geriledi.* Türkiye'de 13 banka ve çok sayıda aracı kurum battı. * 3.5 milyar dolarlık net sermaye çıkışı yaşandı.* Kriz öncesi 670 bin TL olan dolar Nisan'da 1 milyon 161 bin TL'ye tırmandı. * 2000'in son üç ayında üretimde çalışanlar endeksi 1999 yılının son üç ayına göre yüzde 3,2 geriledi. * Özel ve kamu sabit sermaye yatırımlarında da sırasıyla yüzde 5,8 ve yüzde 12,6'lık bir azalma gözlendi.* 2001 yılının ilk çeyreğinde sanayi sektörü ve hizmetler sektörü sırasıyla yüzde 1,3 ve yüzde 3,1 geriledi.* 2001'in ikinci çeyreğinde ise tarihi bir rekorla ekonomi yüzde 11,8 oranında küçüldü.2007 MORTGAGE VE KREDİ KRİZİ:Bankalar 180 milyar dolara yakın zarar yazdı* Wall Street bankalarının mart ayı itibariyle açıklanan toplam zararı 175 milyar doları geçti.* 8 bin 500'den fazla ABD bankasının kârı yüzde 83,5 düşerek 5.8 milyar dolara geriledi.* 2007'nin üçüncü çeyreğinden bu yana şirketlerin piyasa değeri 763 milyar dolardan fazla geriledi.* 2007'nin son çeyreğinde ABD'nin hane halkı borç yükü, vergi sonrası gelirlerinin neredeyse yüzde 140'ına yaklaştı.* Bankalar ve finans kuruluşları kredi verdikleri KOBİ'lerin sayısını yüzde 30 azaltı, kredi başvurusunda bulunanların yüzde 48'ini reddetti.* Şirket aktiflerinin 2008'in ilk çeyreğinde 35 ila 70 milyar dolar arasında düşmesi bekleniyor.* İşsizlik oranı 2007'de yüzde 4,61 oldu.* 2007'de ipotek yoluyla satılan ev sayısı bir önceki yıla göre yüzde 79 artarak yaklaşık 1.3 milyon oldu. * Yeni ev satışları 2007'de yüzde 26,4 düştü, ocak ayında 1981'den bu yanaki en düşük seviyesine indi.* Dün açıklanan rakamlara göre ev fiyatları 2007'de yüzde 10,7 ile rekor seviyede düştü.* Faiz indirimleri ile büyümeyi toparlamaya çalışırken yıllık enflasyon ocak ayında yüzde 4,3 oldu.

22 Mart 2008 Cumartesi

ÖZGÜR ÜNİVERSİTELER!!!!!!!





ey universite öğrencisi, sana fikrini soran oldumu ki cıkmışsın hem de kendi okulunda fikrini beyan etmeye kalkıyorsun.sen kimsin?bu ulkenin geleceği olduğunumu zannediyorsun.ezberci okullarda bir kesimin atadığı universite yönetiminin verdiği emirle dipciği,tekmeyi,yumruğu yiyorsun.ne olacağını zannediyordun.aferin size denmeyimi.sizki ailenizin zorluklarla okumaya gönderdiği kişiler değilmisiniz.eşkiyalık yapmayamı gidiyorsunuz.bilmiyormusunuz bu ülkede fikrinin söyleyen üniversite öğrencisinin eşkiyayla aynı kefeyle koyulup dayağı yiyeceğinizi.gidin işinize.bu ülkeyi yöneten cetelerimiz varken size ne.siz okumanıza bakın. ülkenizdeki düzende yerinizi alın.

sizin gibi düzeni bozan eşkiyalarla(!) bu ulke ilerler mi?!!!!gülüyorum size.
bunları yazarken bir mulkiyeli olarak öğrenciliğim aklıma geldi.cumhuriyet yurduna taşındığımda yurdun etrafında 4 metrelik hendekleri görünce şöyle bir duraklamıştım.ben onların yurttan kacak giriş ve cıkışlarını önlemek için zannedip ne şaşırmıştım.ama yanılmışım.ne zaman mı.okulda yemeğe zammı pretosto etmek için toplandığımız sonra da kolluk kuvvetlerin kovalamasının nerde bittiğini gördüğüm zaman (mulkiye öğrencilerinin dikkatine: sakın sende benim yaptığım hatayı yapıp kacacak yer yok diye hendeğe atlamak zorunda kalma.başka yönlere kac.
bir anı daha:90 yılların öğrencisi olarak YÖK ü pretosto ederken solcu ve kominist damgası yerdik.şimdi pretosto edenler laik ve atatürk düşmanı ılan ediyorlar(kaynak:istanbul ü. rektör yard. NUR SERTER)
ulkemi seviyorum.sende sev pastadan payını al.hangi pastamı;okulu bitirince anlarsın.
bu arada demokrasiyi ,özgürlüğü ve ataturk cü düşünceyi kabul eden üniversite yönetimimin saldırı emrini vermesini alkışlıyoruz.bize bu terimleri yanlış öğreten eğitimcileri esefle kınıyoruz.sevgili ataturk uyan bak bakalım,bu ulkeyi kurarken bunlarımı düşünmüştün.bize inkilaplarınla yol gösterirken sana sahip cıkan bu universite yönetimleri ne düşünüyor acaba."............Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hiyanet içinde bulunabilirler.
Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler.
Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır!
Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!

































21 Mart 2008 Cuma

MERRİLL LYNCH VE ERGENEGON

nerden cıktı merrill lynch ile ergenegon operasyonunun yanyana gelmesi diyecekseniz.önce b u kurumun abdullah gül ün cumburbaşkanı secildiği dönemde müşterilerine gönderdiği bir yazıyı hatırlatayım.şirket cumhurbaşkanı secimlerinin herkesin tahminin tersine sorun cıkmayacağını ama sonrasında anayasa mahkemesinden döneceğini bildirmişti.aynı şirket hafta içinde türkiyenin laiklik sorunuyla ilerki dönemlerde cok zarar göreceğini yayınladı.aynı şirket 2006 daki raporunda akp ile laik kesim arasında kavga olmayacağını ,akp nin pragmatis ve diyaloğa acık olduğunu yayınlamıştı.o dönem sorun olarak c.başkanlığı secimi,genel secimler ve ab sürecini gösteren şirket bunlarıda firtınasız bir buluta benzetmişti.ergenegon olayına baktığımızda halkı laik antilaik kavramlarıyla bölmeye calışıp halkın ayaklanmasını ve sonucuunda da bir darbeyle son bulan süreci plandıklarını öğrendiğimiz bir ceteyi görüyoruz.Bilgi Üniversitesi Öğretim üyesi ve gazeteci-yazar Murat Belge’ye göre; Ergenekon Terör Örgütü’nün gene üstü örtülecek ama, devlet herhalde bu işin halen görevde olan uzantılarını emekli ederek tasfiye edecek. Belge, “Bizim otoriter kesim sokaktaki faşistle daha önce böyle hiç ittifak kurmamıştı. Onu hep emir eri olarak, icabında kullanılabilecek kirli bir alet olarak görür, ama onunla ittifak kurmazdı. İlk kez bu dönemlerde bunlara inisiyatif verilmiş” diyor ve Yasin Hayal-Veli Küçük beraberliğinin geçmişte benzeri olmadığının altını çiziyor. 10 yıl içinde kaç cesetten sonra acaba bu oldu? O cesetleri de bir saymak lazım tabii. Ben saymadım. Bakın, 2008’e geldik. Artık soğuk savaş yok. AB, globalizasyon gibi süreçler var. Bir kısmı çeteci olan bir devlet artık dünyanın bu koşullarıyla bağdaşık değil. Türkiye’de derin devlet bir gelenek, ama asker de sadece JİTEM demek değil. Bu devletin içinde ‘kendimize çeki düzen vermeliyiz’ diyenler de var. Önceki Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök böyle biriydi.” Murat Belge’nin, Ergenekon Terör Örgütü’nün 2009’da darbe planı için görüşleri de şöyle:“Adamın aklına durup dururken 2009 iyi bir sene, diye gelmedi herhalde. 2009 insanın aklına bir şeyler getiriyor. Şimdiki Genelkurmay Başkanı 2008 yazında emekli oluyor. Darbecilerin dayandığı güvendiği bir şeyler olmalı ki, 2009 için böyle bir hesap yapıyorlardı.”Bu devlet yapısının hep bir tehlikeye ihtiyacı var. Çünkü tehlike olmazsa toplumun kendisini koruyacak bir vasi devlete ihtiyacı olmaz. O zaman da devlet demokratikleşir. Devleti kuranlar için bu istenecek bir şey değil. Şimdi son operasyonda yakalananlar da meğer darbe hazırlığı yapıyorlarmış. Zaten bunlar ancak kendi içlerinde kavgaya tutuştuklarında harcanırlar. Yoksa o yapının dışında kimse bunlara dokunamaz. Vaktiyle Teşkilat-ı Mahsusa nasıl zamanı gelince kullanmak üzere yerin altına silahlar gömdüyse, bugün de Ümraniye’de ve Eskişehir’de bir yerlerde gizlenmiş el bombaları çıkıyor işte.”............İşin gene üstü örtülür ama... Devlet herhalde bu işin halen görevde olan uzantılarını emekli ederek tasfiye edecek. Bakın.... Bizim otoriter kesim sokaktaki faşistle daha önce böyle hiç ittifak kurmamıştı. Onu hep emir eri olarak, icabında kullanılabilecek kirli bir alet olarak görür, ama onunla ittifak kurmazdı. İlk kez bu dönemlerde bunlara inisiyatif verilmiş. Yasin Hayal-Veli Küçük beraberliğinin geçmişte bir benzeri yok. Türkiye’de tarihi bakımdan dönemini doldurmuş bir üretim biçimi ve yönetim anlayışı var. Hem soğuk savaşın sağladığı yapay destekler bitti, hem de ortaya AB diye somut bir durum çıktı. Bu şartlarda kendini yok olmak üzere gören bir kesim var. İşte bunlar milliyetçiliğin bütün unsurlarıyla birlikte ve büyük bir enerjiyle toplumun altını üstüne getirdiler. Her cephede doğrulara ve ahlaka karşı müthiş bir savaşa giriştiler